|
|
İŞİTME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER
İşitme Yetersizliği: İşitme duyarlılığının kısmen veya tamamen yetersizliğinden
dolayı konuşmayı edinmede, dili kullanmada ve iletişimde
güçlük nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal
uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.
İşitme Kaybı: İşitme testi sonucunda belli bir bireyin
aldığı sonuçlar, kabul edilen normal işitme değerlerinden,
belirli derecede farklı olduğunda, işitme kaybı ortaya
çıkmaktadır.
İşitme Engeli: İşitme duyarlılığının(16-20.000 Hz. ve 0.110
dB) kişinin gelişim, uyum-özellikle iletişimdeki görevleri
yeterince yerine getiremeyişinden ortaya çıkan duruma İşitme
Engeli denmektedir.
İşitmeyen Birey: İşitme kaybının, bir işitme cihazı ile yada
cihazsız, yalnız işitme yoluyla ana diline ilişkin bilgileri
başarılı bir biçimde işlemlemesini önemli derecede
engellediği bireydir.(Tüfekçioğlu,1998).
Ağır İşiten Birey: Genellikle bir işitme cihazının da
yardımı ile işitme yoluyla dilsel bilgileri başarılı bir
biçimde işlemleyebilmesine olanak verecek derecede işitme
kalıntısı bulunan bireydir.(Tüfekçioğlu,1998).
İşitme Engelliler: İşitme engelinden dolayı özel eğitime
ihtiyacı olan bireylerdir.
Sınıflandırma:
İşitme engeli konusunda pek çok sınıflandırma sistemi
olmasına karşın, belirleyici olan iki farklı sınıflandırma
yaklaşımından söz edebiliriz.Bunlar; Fizyolojik ve Eğitsel
yaklaşımlardır.
Fizyolojik
yaklaşım, işitmenin ölçülebilir derecedeki
kaybı ile ilgilenmektedir.Buna göre; belirli bir yükseklik
seviyesindeki sesleri işitemeyen bireyleri işitmeyen ;
diğerlerini ise ağır işiten olarak kabul etmektedir.
Eğitsel yaklaşım
ise, işitme kaybının bireyin konuşma ve dili geliştirme
yeteneğini ne derecede etkileyeceği ile ilgilenmektedir.Buna
göre; eğitim ve cihazlandırma sonucu ana dilini ve konuşma
becerilerini işlevsel yeterlilikte kazanmış bireyler için
işiten , bunları hiç kazanmamış ve sözlü iletişimde
bulunamayan bireyler için işitmeyen terimi kullanmaktadır.
Ayrıca işitme
engelinin;
Derecesine göre: a) Sağır-ağır işiten, b) Çok
ağır-ağır-orta-az-çok az, c) A,B,C,D,E,F
Oluş zamanına göre: a)Doğuştan-sonradan
Nedenine göre: a) Doğuştan-edinilmiş,kazanılmış, b)
İrsi-sonraki-edinilmiş nedenler
Yerine göre: a) İletimsel-sinirsel-merkezi-karma
Oluş biçimine göre: a) Birden-giderek
Süreğenliğine göre: a) Geçici-kalıcı
olarak sınıflandırılmaktadır.
Nedenler:
İşitme engelinin engelliliğin genel nedenlerinde olduğu gibi
çok ve değişik nedenleri vardır.Hatta bu nedenlerden
bazıları ülkeden ülkeye ve coğrafi bölgelere göre de
değişiklik gösterebilmektedir.Yaygın olarak doğum
öncesi,doğum anı ve doğum sonrası nedenler olarak
sınıflandırılmaktadır.
Doğum öncesi
nedenler: Hamilelik döneminde annenin
geçirdiği enfeksiyon veya hastalık (özellikle kızamıkçık,
kabakulak, sarılık...), hamilelik döneminde annenin röntgen
çektirmesi, hamilelik döneminde annenin ototoksik ilaç ve
alkol kullanımı, hamilelik döneminde geçirilen kazalar, anne
ve babanın kan uyuşmazlığı, işitme engeli olan diğer aile
fertlerinin bulunması(akraba evliliği)
Doğum anı nedenler:
Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar (bebeğin
ağlamaması, kordon dolanması, oksijensiz kalma...), düşük
doğum ağırlığı, erken doğum ve 5 günden fazla yeni doğan
bakım ünitesinde kalma), bebekte kan değişimini gerektiren
sarılık, APGAR (yeni doğanlara uygulanan test) sonuçlarının
1 dakikada 4 ten düşük ve 5 dakikada 6 dan aşağı olması,
doğum sırasında baş, boyun ve kulakta görülebilir zedelenme.
Doğum sonrası
nedenler: Orta veya iç kulak yapılarında
zedelenme, çocukluk hastalıkları(havale, menenjit,
kızamıkçık,kızıl..), 3 aydan fazla süren kronik orta kulak
iltihabı (otit), çocukluk yaralanmaları (kafatası kırıkları,
çatlakları, baş veya kulaklara şiddetli darbe, çok yüksek
sese maruz kalma ve zarar verecek şekilde kulağa sokulan
cisimler)
Özellikleri:
İşitme engelli çocuklar engellerinin özelliğine bağlı olarak
gelişim alanlarında bazı farklılıklar gösterirler. Ancak bu
onların normal işiten akranlarından tamamen farklı olduğu
anlamına gelmez.Eğitimdeki amaçlarımızdan biri de işitme
engelli çocukların engellerinden doğan bu farklılıkları
eğitim ve öğretim ile en aza indirmektir.
Motor gelişim:
İşitme engelli çocuklar hiçbir engeli bulunmayan akranları
ile aynı motor gelişim özelliklerini takip ederler.Örneğin;
yardımsız ayağa kalkma, yürüme, merdiven çıkma gibi...
işitme engelli çocukların merkezi sinir sistemine bağlı
olarak genel vücut koordinasyonunun sağlanması ve denge
alanlarında problemleri vardır. Örneğin; geri geri yürüme,
ip üstünden atlama, denge tahtasında ileri geri yürüme gibi
becerilerde zorlanır. Bununla birlikte, işitme engelli
çocuklar normal işiten yaşıtlarına göre görsel-motor
koordinasyonu gerektiren ayakkabı bağcıklarını bağlama, ipe
boncuk dizme gibi bazı becerilerde güçlüklerle
karşılaşabilirler.
Bilişsel gelişim:
Bilişsel gelişim sürecinde dil önemli bir yer tutar.İşitme
engelli çocukların dil becerilerindeki, kavram
gelişimlerindeki yetersizlik ve işitsel girdinin az olması
bilişsel gelişim sürecini de olumsuz olarak etkiler.Bu durum
çocuğun eğitim ve yaşantı eksikliğinden
kaynaklanmaktadır.Çocuk düşüncelerini ifade etmede ve
başkalarının düşüncelerini anlamada engellerle karşılaşır.
Buna rağmen işitme engelli çocuklar normal işiten
akranlarından bilişsel becerilerde çok fazla geri kalmış
değillerdir. Erken tanılandıklarında ve erken eğitime
alındıklarında bir çok çocuk engeline rağmen, akranlarını
yalnızca birkaç yıl geriden takip eder.
Sosyal ve duygusal
gelişim: Çocuklar doğumdan itibaren sosyal
bir ortam ile çevrilidir.Öncelikle ailesi, daha sonra da
yakın çevresi ile etkileşime geçer.Aile- çocuk etkileşimi
çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminde en önemli
faktördür.İletişim kurmak; aile ile çocuğun düşüncelerini,
toplumsal değerlerini, sosyal hayatı paylaşması sonucunu
doğurur. Aileler çocuğunun engelini fark ettikten sonra
reddetme ve inkar gibi çocukla iletişimlerinin azalmasına
neden olan bir takım süreçlerden geçerler.Bu durum çocuğun
sosyal ve duygusal gelişimine olumsuz bir zemin oluşturur.
Aileyle olan iletişiminin giderek azalması zaman içinde
toplumla olan iletişime de yansır.Bu durum da çocuğun sosyal
ve duygusal gelişimini olumsuz olarak etkiler.
Öğretmen ve akranları da çocuğun sosyal ve
duygusal gelişiminde önemli rol oynarlar. Akranların ve
öğretmenlerin engelli çocukla kolay ve etkili iletişime
girmesi ile çocuk sosyal kuralları, konuşmada kullanılan
kuralları, farklı durumlara uygun tepki vermeyi, kişilerle
yakın ilişkiler kurmayı öğrenebilir. Buna rağmen eğer
çocukla iletişim kurulmuyor ya da iletişim için çok az zaman
harcanıyorsa, çocuğun sosyal çevrenin bir parçası olması,
olumlu benlik algısı geliştirmesi gibi konularda problemler
yaşanır.
İşitme engelli çocuklar ihtiyaçlarını sözel
olarak ifade etmede yetersiz kalırlar. Aileleri ve
arkadaşları onların duygu ve düşüncelerini anlamakta
zorlanırlar. Bu durumda çocuklar kendini kötü hisseder,
kendine kızar ve kendine olan güvenleri gelişmez.Topluma
uyum sağlamada zorluk çekerler, kendilerini soyutlanmış
hissederler.
Küçük yaştan itibaren işitme engelli çocuğa
işiten çocuklardan farklı davranmayarak, onları engellerine
rağmen bu toplumun etkin bireyleri haline getirebiliriz.
Dil gelişimi:
Dil gelişimi çocukların olumsuz olarak en çok etkilendiği
gelişim alanlarından birisidir.Çocukta dil kazanımı
birbirine bağlı aşamalardan meydana gelir.Buna göre; sesleri
duymayan ve sözel uyaranları algılayamayan çocuğun dil
kazanımı tam olarak gerçekleşemez. Dil kazanımının tam
olarak gerçekleşememesinin bir diğer sebebi de ailenin
çocuğa yeterli sözel tepkiyi vermemesidir. Çocuğun engelli
olduğunu duyan ailenin çocukla sözel iletişimi azalır.
Çocuğun sözel tepkilerinin az olması ailenin çocukla
iletişimine etki eden bir faktördür. İşitme engelli
çocuklarda okuma yazma gibi dilin kullanımını gerektiren
becerileri kazanmada da problemler görülür.
|